Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile Vaşington’da yapacağı görüşmeye Ankara çok önem veriyordu. Sadece ABD ile Türkiye arasında, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ardından 4 Nisan’da kurulan Stratejik Mekanizmanın bakanlar düzeyindeki ilk toplantısı olmasından kaynaklanmıyordu bu önem. Çavuşoğlu’nun Vaşington’da Blinken ile görüşmesi aynı zamanda Joe Biden’ın Ocak 2021’de Beyaz Sarayı devralmasından sonra iki ülke
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz Pazartesi günü, 23 Mayıs’taki kabine toplantısı ardından 26 Mayıs’taki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Suriye’deki PKK hedeflerine yeni bir askeri harekât emri verebileceğini söyledi. MGK toplantısının sonrasında yer alan bildiride de bu vurgu güçlü bir şekilde yer alıyordu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail ziyareti sırasında “Elimiz kolumuz bağlı, ne zaman saldıracaklarını
Ukrayna Krizi nedeniyle ABD ve Rusya arasında Soğuk Savaştan bu yana en gergin günler yaşanırken iki ülke arasında Soğuk Savaş dönemimi andıran bir mahkum takası Türkiye’de yapıldı. ABD’de kokain kaçakçılığı suçlamasıyla 20 yıla mahkum Rus pilot Konstantin Yaroşenko ile Rusya’da içkili araç kullanma ve polise saldırı suçlamasıyla tutuklu Amerikan Deniz piyadesi Trevor Reed’in Ankara’da takas
Covid-19 salgınının ülkemize de ulaşması ardından uğradığım bir eczanede kapının üzerinde bulunan hava perdesinin (ortam havasını çevirerek ısıtan cihaz) oluşturduğu hava akımını hissettiğim an paniğe kapılıp orayı terketmiştim. Henüz maske takılsın mı takılmasın mı tartışmalarının olduğu ilk günlerdi ve ben maske almak için uğramıştım. Kısa bir sürede Çin’den ülkemize de ulaşan virüsün, hava yolu ile
Rusya tarih ders kitapları Rusya’nın 19.yy’da büyük devlet siyaseti izleme politikasının temel açmazını Batı ve Doğu arasında sıkışıp kalmak olarak görür. Bir yanda temelde güçlü bir Rusya’nın ortaya çıkmasını engellemeyi en büyük hedef haline getirmiş olan İngiliz ve Fransız devletlerinin liderliğindeki Batılı blok vardır. Öte yanda giderek zayıflıyor olsa da Rus İmparatorluğu’nun geleneksel dış politika
Rusya, Ukrayna’yı istila ederek küresel düzlemde ciddi bir sarsıntıya yol açtı. Bundan sonra, siyasi ve ekonomik anlamda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Başka bir ifadeyle, Ukrayna krizi, uluslararası ilişkiler tarihinde bir milat teşkil edecek. Aslında, Doğu-Batı ekseninde bir süre önce başlamış olan yeni nesil soğuk savaşın, Rusya’nın Ukrayna saldırısı ile mahiyet değiştirerek ve şiddetlenerek devam
2008 küresel krizinin ve 2015 göçmen krizinin tetiklediği dinamikler, Soğuk Savaş sonrası kurallara ve piyasa ekonomilerine bağlı liberal demokratik küresel düzenin geleceği için soru işaretlerine yol açtı. Popülizm, korumacılık, otokrasileri yatıştırma politikaları, dış politikada perakendeci yaklaşım öne çıktı. ABD’de küresel sorunlara ve kurumlara duyarsızlık, Avrupa Birliğinde (AB) entegrasyonla ilgili kurumsal sorunlar ve yumuşak güçte aşınma
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının insani boyutunun ciddiyeti yükselirken çözüm için ilk üst düzey toplantıya ev sahipliği yapan ve arabuluculuk rolü üstlenen Türkiye, bölgesel diplomaside hareket alanını genişletiyor. Geçtiğimiz hafta 19 yıl sonra ilk defa bir İsrail Cumhurbaşkanı, Isaac Herzog, Türkiye’yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüştü. Erdoğan görüşmeyi “bir dönüm noktası olarak tanımladı,” enerji ve
“Rusya’nın Ukrayna’yı istilası mı, ekonomik kriz mi?” sorusunu belki de zor bir günde soruyorum. Yıllık enflasyon oranı 3 Mart sabahı TÜİK tarafından yüzde 54,44 olarak açıklandı; sadece Şubat enflasyonu yüzde 4,81. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aylık yüzde 44, 12 aylık yüzde 123,80 tahminlerini ilan etmişti ondan az önce. Öte yandan bir komşumuz üstün








