Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 9 Aralık’ta TRT’de Libya hükümetinden talep gelmesi halinde Türkiye’nin asker gönderebileceği yolundaki sözleri üzerine dünyanın dikkati Suriye’nin yanı sıra Libya krizine döndü. Bunu 14 Aralık’ta “16 yaşından küçük ve 55 yaşından büyük” Libya vatandaşlarına vize muafiyeti tanıyan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi izledi. Bu durum, adeta silahaltına alınamayacak sivillerin tahliyesine kapı aralıyor, Suriye’den sonra Libya’dan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO’nun 70’inci yıl zirvesi için Londra’ya yola çıkarken, “Bazı NATO üyesi ülkelerin YPG’yi tehdit olarak görmedikleri ve Türkiye’nin de buna karşılık Baltık Savunma Planı’na onay vermeyeceği” sorulduğunda şunları söylemişti: “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar;
Batı Savunma ittifakı NATO’nun 70 yılını geride bırakacağı 3-4 Aralık Londra Zirvesi, Batı ile ilişkilerde ciddi bir dayanıklılık testine daha sahne olacak. Gerilimin odağında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasındaki söz düellosu var. Erdoğan, Macron’u Suriye’deki YPG/PKK varlığını meşru göstererek “terörizme destek olmakla”, Macron da Erdoğan’ı terörle mücadele gerekçesiyle Suriye’deki askeri varlığını
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 13 Kasım’da Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmedeki taleplerinden birisi de Suriye’de PKK’nın uzantısı YPG ile işbirliğini sonlandırması olacak.Oysa yeni ortaya çıkan bilgiler, Trump’ın bu talebi geri çevirebileceğini, en azından yeni bir oyalama sürecine girip YPG’ye desteği sürdürebileceğini gösteriyor.Çünkü ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da geliştirilen yeni bir askeri harekat modelinin

