Herkes katıla katıla gülüyordu. Yüksek fizik okumuş temizlikçimiz, edebiyat fakültesi mezunu şoförümüz, uluslararası ilişkiler üstüne, ekonomi mastırı yapmış muhasebecimiz. İki binli yılların başında bir süreliğine yaşadığım Gürcistan’ın, Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra sanayisini kaybedip işsizlik, uyuşturucu ve depresyon girdabına girmiş Kutaisi şehrinde, bir STK’nın ofis mutfağında, öğle yemeğindeydik. Yüksek yüksek diplomalarına rağmen eskiden gönül indirmeyecekleri işleri
Covid-19 pandemisi patlak vermeden önce, yıl sonunda yapılacak ABD Başkanlık seçiminin neticesi az çok belli olmuştu; Donald Trump ikinci dönemini neredeyse garanti etmiş görünüyordu.Trump’ın, siyaset yapma tarzının halk nezdinde yarattığı antipati dahi kendisine olan desteği aşındırmıyordu. Zira, ABD ekonomik verileri zirveye ulaşmış, seçmenin yaşam standartları yükselmişti.Rakibi Biden, kuvvetli bir aday değildi. Eskiyi temsil ediyor, ilerlemiş
“Annemi, kız kardeşimi ve erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Rivière.” Babasına kötü davrandıkları gerekçesiyle ailesini vahşice öldüren Normandiya köylüsü Pierre Rivière’nin hapishane günlüğü böyle başlıyor. Michel Foucault ve arkadaşlarının “19. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti” başlığı altında topladığı, günlükten ve diğer belgelerden oluşan kitap cinnet, suç ve ceza tartışmaları için hala iyi bir referans. “Anamı kesen
Murat Yetkin Türk F-16’larının Suriye topraklarında iki Suriye Su-24 jetini düşürmesiyle bölgedeki gerilim daha da tırmanırken ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 5 Mart’ta Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesi öncesinde yönetimin kilit bir ismini Türkiye’ye gönderiyor. Diplomatik kaynakların YetkinReport’a verdiği bilgiye göre, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın 2 Mart’ta Türkiye’de
ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Ocak’ta açıkladığı Orta Doğu Barış Planının, tıpkı Filistinlerinin haklarını yok sayan öncekiler gibi bölgeye barış getirmesi zor. Ancak 2 Mart’ta yapılacak seçimde Binyamin Netanyahu’yu başbakanlıkta tutması ve yolsuzluk soruşturmasından kurtarmaya yaraması mümkün. Yolda bir hediye daha var: Netanyahu’nun Likud partisi, ABD’de 30 yıla mahkûm edilen İsrail casusu Jonathan Pollard’ın seçimlerden
Mezarlıkta ıslık çalmak fayda vermedi. Uyarılara kulak tıkandı, küçümsendi ama uyaranlar haklı çıktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisi gibi tek yetkili sanıp Kongre’yi aradan çıkartarak ABD ile her sorunu çözeceğini düşündüğü Donald Trump, Kongre’nin Bütçe manevrası karşısında çaresiz kaldı. Trump’ın Erdoğan ile özel ilişkisi nedeniyle yaptırımları onaylamayacağını, en azından geciktireceğini hesaba katan Kongre üyeleri, Rus S-400
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 15 Aralık gecesi canlı yayında ABD’nin Türkiye’ye karşı atmaya hazırlandığı adımlara karşı gerekirse İncirlik ve Kürecik üslerinin kapatılacağını söyledi. İncirlik üssü, malum, Adana yakınlarında, Türkiye’nin ABD ve NATO kullanımına açtığı stratejik hava üssü. Kürecik’te ise ABD-NATO Füze kalkanı projesinin, dünyada İkisi ABD toprakları, biri İngiltere ve diğeri de Japonya’da olmak üzere) beş
ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat Başkanı Nancy Pelosi’nin 5 Aralık’ta Meclis komisyonlarına süreci başlatma talimatı vermesiyle Başkan Donald Trump’ın görevden alınması girişimi resmiyet kazandı. Süreç, Rusya’dan alınan S-400 füzeleri nedeniyle uygulanmak istenen ekonomik ve askeri yaptırımlara Trump’ın karşı çıkıyor olması nedeniyle Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Pelosi bu süreci, 4 Aralık’ta meclis Adalet Komisyonunun canlı yayınlanan bir oturumla
On his way to London for NATO’s 70th-anniversary summit, when asked about whether “Turkey would veto the defense plan for the Baltic region if other NATO member-states do not designate the YPG as a terrorist organization”, Erdoğan had a clear response. He said that “If our friends in NATO don’t recognize as threats those that
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO’nun 70’inci yıl zirvesi için Londra’ya yola çıkarken, “Bazı NATO üyesi ülkelerin YPG’yi tehdit olarak görmedikleri ve Türkiye’nin de buna karşılık Baltık Savunma Planı’na onay vermeyeceği” sorulduğunda şunları söylemişti: “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar;







