24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı ikinci saldırı dalgasından yaklaşık dört ay önce Ekim 2021’de Türkiye, 4.5 nesil yeteneklerine sahip 40 adet F16 Viper (F-16V) savaş uçağı ile Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki 79 F-16 uçağını güncelleyecek modernizasyon kitlerini satın almak üzere ABD’ye başvurdu. ABD Kongresindeki 15 günlük sessizlik süresinin itiraz gelmeden dolmasıyla bu satışa
Baykar’ın İcra kurulu Başkanı Haluk Bayraktar geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan’daki Dünya Savunma Fuarında Reuters haber ajansına Ukrayna’da inşa edilmekte olan TB-2 fabrikasının bir yıl içinde üretime başlayacağını açıkladı. Kiev yakınlarında inşa edilecek fabrika yılda 120 dron imal edebilecek kapasitede olacaktı ama bunun ne kadarının TB-2, ne kadarının TB-3 olacağına henüz karar verilmediği anlaşılıyordu. Bu açıklamadan
7 Şubat akşamı Bağdat’ın Şii mahallelerinden Meştel’de bir araç yolun ortasında İran destekli patladı ve yanmaya başladı. Kısa süre sonra ABD Merkezi Komutanlık (CENTCOM) bir bildiriyle hava saldırısını üstlendi; 28 Ocak’ta Ürdün-Suriye-Irak sınırında, Suriye topraklarındaki gizli ABD askeri üssü “Kule 22’ye” yönelik SİHA saldırısında üç Amerikan askerinin öldürülmesine misillemeydi. İran Devrim Muhafızları destekli milis gücü
İsrail kaynakları dün, 30 Ocak’ta suikast operasyonu üstlendi, bugün de Müslüman Arap hasta ve hasta yakını kılığında Gazze, Cenin’deki İbn Sina hastanesine nasıl sızdıklarının görüntülerini yayınlamaya başladı. İçeri girdikten sonra biri tekerlekli iskemleden kalkıyor, diğeri doktor önlüğü giriyor, kadın ve erkek komandolardan oluşan suikast timi hastanenin üçüncü katına çıkıp ikisi hasta yatağında, biri de yarı
ABD Dışişleri bakanı Antony Blinken 17 Aralık Pazar günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı telefonla arayarak Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylaması konusunda kararını beklediklerini söyledi. Diplomatik kaynaklara göre Fidan da Blinken’a ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu kullanarak Gazze’ye durdurup kalıcı ateşkese yanaşmasını sağlaması çağrısında bulundu. Aynı kaynaklar görüşmede Türkiye’nin ABD’den F-16 savaş uçağı alım talebinin de ele
Dün, 14 Aralık’ta Türkiye’nin hem ABD hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerinin İsveç’in NATO üyeliği ortak paydasında daha da sarpa sardığını gösteren iki önemli gelişme oldu. Bunlardan biri AB liderler Zirvesinin Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ı da aday üye olarak kabul etmesi, diğeri de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasındaki telefon görüşmesiydi. AB
Arap Bahar’ından beri sosyal medyanın toplumsal olaylar üzerindeki etkisini giderek daha çok hissediyoruz. Türkiye’de bu durumun en somut örneği daha önceki yazımda da değindiğim sosyal medya mahkemeleri. Ancak Ukrayna ve Gazze’de yaşananlar bize sosyal medyanın artık sadece günlük hayatımızın değil, savaş anlarının bile ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterdi. Dünyanın bir ucunda Paris’te Eiffel kulesinin önünde
Gazze Krizi sadece uluslararası politikadaki dengeleri ve Türkiye’nin planlarını değil iç politikadaki dengeleri, partiler arası saflaşmaları da değiştiriyor. Bundan birkaç hafta önce birisi MHP lideri Devlet Bahçeli ile Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nun görüşüp aynı slogan altında saflaşacağını söylese ciddiye alınmazdı. Şimdi “Mehmetçik Gazze’ye” sloganı etrafında birleşiyorlar. Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu da o safta.
ABD Başkanı Joe Biden 19 Ekim’de Kongre’den İsrail ve Ukrayna’ya askeri yardım için 100 milyar dolar ek bütçe talep edeceğini ilan ettiği konuşmasıyla tarihe nasıl geçecek? Bir ABD Başkanının seçimi kazanmak için dünyayı ateşe atmaya hazır olabileceğinin tehlikeli bir örneği olarak geçmesi de mümkün. ABD’nin askeri ve mali üstünlüğünü dünya siyasetindeki baskın gücünün 30 yıl önce Sovyetlerin devrilmesi