Gazeteci-Yazar
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu. Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup Başkanvekillerinden olan Engin Altay, mutlak butlan kararının “CHP’nin içine atılmış, pimi çekilmiş bir bombaya dönüştüğünü” söyledi. İstinaf mahkemesinin 21 Mayıs’taki butlan kararı ardından 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla CHP Genel Merkezine polis müdahalesi sırasında Kılıçdaroğlu’nun kuracağı yeni Merkez Yönetim Kurulu’nda
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel Merkezi’ne girip seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’i zorla çıkarmasından bir gün sonra, 25 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil 6 ülkeye bir ahlaksız teklifte bulundu. Trump’a göre İran ile barış anlaşması imzalanması için Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün,
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı. Görünüşte bunlar bayram kutlamaları. Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”. “İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor. Asimetrik bir bölünme. Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor. Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması
Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine tanık oldu; Nazım Hikmet’in deyişiyle “ateşi ve ihaneti gördü”. Çok partili hayata geçtikten sonra, Soğuk Savaş atmosferinde darbelerle sarsıldı. Parlamentonun kapatıldığı, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin hapsedildiği oldu; hâlâ da oluyor. Bu darbeler Türkiye’de çoğulcu siyasete ve seçimlere olan inancı yıkamadı.
İstinaf Mahkemesinin görülmedik şekilde CHP’de seçimle işbaşına gelmiş Özgür Özel yönetimini düşürüp Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirme kararına en ilginç siyasi tepki MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli tam olarak öyle demedi ama belki de işlerin iyice çığırından çıkacağını gördüğü için Kılıçdaroğlu’na “Özel ile anlaş, yeniden başa geçme” demek istedi. Bunu siyasi kuliste konuşulan oyun planı
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak butlan”, “kesin hükümsüzlük” davasının kabulüne karar verdi. Ankara Bölge Adliye mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi 21 Mayıs’ta açıklanan kararında, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP yönetimine dönmesi ve Özel yönetimin daha sonra yaptığı kurultayları da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etti. Karara gerekçe
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail cephesindeki gelişmelere bağlı önemli hareketlilik gözleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen ay İngiltere ve hafta başında Almanya’daki temaslarından hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı telefon görüşmesi bu çerçevede sayılabilir. Bu görüşmelerin bugün








