Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hukuk Başdanışmanı Mehmet Uçum, Habertürk’te Fevzi Çakır’ın sorularını yanıtlarken kuşkusuz Beştepe’nin oluşum aşamasındaki yol haritasını tartışmaya açıyor, kamuoyunu da önümüzdeki yoğun gündeme hazırlıyordu. Aslında Uçum perdeyi bir önceki hafta, sürecin tamamlanması için özel geçiş dönemi yasasının gerektiği söyleyerek açmıştı. Söyleşinin medyadaki yankıları birkaç başlık altında toplanabilir: 1- İçinde bulunduğumuz sürece Kürt sorununa
Ateşkes için birçok çabaya rağmen Ukrayna’daki savaş hız kesmeden sürüyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı aslında 2014’te Kırım’ın ilhakıyla başladı ve aralıklı çatışmalarla devam etti. Ancak Şubat 2022’de Moskova geniş çaplı bir işgal harekâtı başlatarak savaşı yeni bir boyuta taşıdı. Buna rağmen, kendisini bir süper güç olarak gören Rusya, Ukrayna’yı kısa sürede kontrol altına almayı başaramadı;
Ana muhalefet CHP’nin cumhuriyet savcılıkları hakkında en çok şikâyet ettiği konu 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nu ve arkasından yönetim kadrosunu gözaltına alıp tutuklattıran İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek. Gerçekten de CHP Genel Başkanı Özgür Özel, oturduğu lojman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan rapor ettiği iddiası da dahil yürütme ile ilişkileri ve açıp yürüttüğü yolsuzluk soruşturmalarında aldığı
Türkiye’nin PKK ile yürüttüğü barış süreci, kırk yıllık yıkıcı çatışma döngüsünü sona erdirme potansiyeline sahip. Ancak kalıcı bir barış inşa edebilmek için göz ardı edilemeyecek bir gerçek var: Kuzey Suriye’deki Kürt meselesi çözülmeden, Türkiye’deki barış sürecinin sağlam bir zemine oturması mümkün değil. Suriye’de bölgesel güç rekabeti Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde hem sınır güvenliği gerekçesiyle hem de
Sık sık büyük yangınların, sellerin, fırtınaların fotoğrafları giriyor hayatımıza. O anlarda hepimiz bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyoruz, sonra unutuyoruz. Bu davranışımız bile mevsimsellik gösteriyor. Orman yangınlarını yaz aylarında anımsıyoruz; kış gelince aşırı yağışlar ve seller çıkıyor karşımıza. Her biri manşet olsa da mevsimsel olarak hatırlanıyor ve unutuluyor. Oysa asıl değişim çoğu kez bu manşetlerin gölgesinde,
Hemen her konuda ayrı düşen TBMM’deki siyasi partilerin üzerinde birleştiği tek konunun Filistin ve Filistin halkına karşı tırmanan İsrail saldırganlığı olduğu 29 Ağustos oturumunda yeniden görüldü. Tatile rağmen olağanüstü toplanan Meclis, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı “imha ve ilhak” siyasetini “en güçlü şekilde” kınarken, Gazze’de “kıtlığı bir imha silahı” olarak kullanılmasının “soykırım suçu” oluşturduğunu ilan etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Bağımsızlık Savaşımızın son perdesi olan Büyük Taarruzun 1922’de tamamlandığı gün olarak kutluyoruz. Bugün Zaferin kime ve neye karşı kazanıldığını hatırlamak ve bununla yüzleşmek zorundayız. Türkiye’de kitleleri vatan kavramıyla tanıştıran Namık Kemal oldu. “Vatan Yahut Silistre” eserinin sahnelenmesi ve halktan büyük ilgi görmesi üzerine Payitaht tarafından gönderildiği sürgünlerde 47 yaşında vefat etti.
İktidarın “Terörsüz Türkiye” süreci için kurulan Meclis Komisyonu 28 Ağustos’ta önceki TBMM başkanlarını dinledi. Tam Cemil Çiçek konuşuyorken Meclis’in üzerinden savaş uçakları alçaktan uçmaya başladı. Önce herkes “Ne oluyor?” diye birbirine baktı. Burası Türkiye. Sonra 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri için Türk Yıldızlarının prova uçuşları olduğu anlaşıldı. Aynı sıralarda DEM Parti TBMM Başkan Vekili Pervin
66 yaşındaki Milorad Dodik, çeyrek asırı aşkın, Bosna-Hersek Konfederasyonu’nun iki ana unsurundan birisi olan Republika Srpska’nın (Sırp Cumhuriyeti-RS) aşırı milliyetçi ve ayrılıkçı lideridir. Kurucu unsuru olduğu ortak devlete inanmayan, o devletin çarklarının dönmemesine çabalayan, Avrupa Birliğine ve üyeliğine şüpheyle yaklaşan, anavatan addettiği Sırbistan’a iltihak etme hayalini sıklıkla telaffuz eden bu zat yakında seyahat edemez hale
LNG, son beş yılda küresel enerji dengesinin en stratejik unsurlarından biri haline geldi. Pandemi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Kızıldeniz’de güvenlik krizleri, Panama Kanalı’ndaki kuraklık gibi gelişmeler enerji arzını defalarca tehdit etti. Buna rağmen LNG akışları büyük kesintiler yaşamadan sürdü. Fiyatlar boru hattı gazına yaklaşarak rekabetçi hale geldi; esneklik, yalnızca molekülün değil, tedarik zincirinin de en değerli









