Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Geçtiğimiz hafta CHP’deki gelişmeleri “devlet aklına” bağlayan tartışma, Türkiye’de hep gündemde olan “üst akıl” tezlerini yeniden canlandırmış görünüyor. Bunlar elbette vardır. Tarih bize büyük güçlerin yalnızca diplomasiyle değil, ekonomiyle, istihbaratla, medya ile ve gerektiğinde örtülü operasyonlarla hareket ettiğini gösteriyor. Bazı devletler rakip devletlerin siyasetini etkilemeye çalışır. İstihbarat örgütleri operasyon yürütür. Finans çevreleri sermaye hareketleriyle baskı oluşturabilir.
Türkiye’nin önde gelen kıdemli yatırımcılarından, Koç Grubu Onursal Başkanı Rahmi Koç aleyhine 5 Haziran’da İzmir’deki Amerikan Hastanesi’nin açılışında AK Partili Binali Yıldırım’la şakalaşırken anlattığı fıkra nedeniyle soruşturma açıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Haziran’da yaptığı açıklamada Koç’un medyaya yansıyan görüntüleri üzerine “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama suçu kapsamında re’sen soruşturma” başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın hemen ardından Rahmi
ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi için Ankara’ya geleceğinin duyurulması hem diğer NATO başkentlerinde geçici de olsa “ABD henüz Avrupa’yı bırakmıyor” rahatlamasına yol açtı, hem de Türkiye’nin jeopolitik kartını güçlendirdi. Bu durum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın içeride, diğerlerine de ibret olması dileğiyle, CHP’yi bölüp, ilk seçimde tehdit olmaktan çıkarmayı amaçlayan siyasetine Batı’dan gelmesi muhtemel
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, 2023 CHP kurultayı için istinaf mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararının sadece CHP meselesi olmadığını, Türkiye’de iktidarların sandıkta, oyla değiştirilemeyeceği kanaatini yaygınlaştırabileceğini söyledi. Özellikle gençlerin “ana muhalefet partisinin başına bunlar gelebiliyorsa demek ki Türkiye’de artık demokratik siyaset diye bir şey kalmadığı” kanaatine varabileceği, en büyük korkusunun da bu olduğunu söyledi. Babacan
Enerji tartışmalarında alışkanlıklarımız belli. Petrolü konuşuruz, doğal gazı tartışırız, yenilenebilir enerji, nükleer güç, hidrojen, kritik mineraller, bataryalar, elektrikli araçlar, karbon piyasaları, veri merkezleri ve iklim politikaları üzerine sayısız rapor hazırlarız. Ancak modern devletin en büyük, en karmaşık ve en stratejik enerji tüketicilerinden biri çoğu zaman bu tartışmaların dışında kalır: silahlı kuvvetler. Enerji olmadan hiçbir ordu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’de başlattığı kriz ve bölünme konusunda on gün ağzını açmadı. İlk gün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adeta eylemin sorumluluğunu üstlenir gibi karara sahip çıkmasından sonra AK Parti saflarından sadece Sözcü Ömer Çelik’in sanki konuyla hiç ilgileri yokmuş gibi açıklaması gelmişti. Erdoğan ilk olarak 1 Haziran Pazartesi günü
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne katılacağını açıkladı. 3 Haziran’da Kongre’deki bir oturumda konuşan Rubio, bu NATO Zirvesi’nin “muhtemelen NATO tarihinin en önemli toplantısı” olacağını söyledi. Bu açıklama, sadece toplantılara ev sahipliği yapacak olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a değil, diğer NATO başkentlerinde de rahatlamaya neden oldu. İktidara
Özgür Özel 2 Haziran’daki CHP TBMM Grup toplantısında Kurultay’ın 12 Temmuz’da toplanması için yeterli delege ve milletvekili imza sayısının aşıldığını söyleyerek, istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı ile Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nu Kurultay toplamaya çağırdı. Ancak kendisine yakın kaynaklarla sohbetimde aktarılanlara göre Kılıçdaroğlu, istendiği kadar imza toplansın, “partiyi hırsızlardan temizlemeden” kurultaya gitmeyeceğini söylüyor. Kılıçdaroğlu’nun
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Özgür Özel’e CHP Grup toplantısını yaptırmama başvurusunu reddettiği Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Haziran’da CHP Genel Merkezi’nden Meclis Başkanlığı’na “Grup toplantısı yapma kararımız yoktur” yazısı gönderdi. Ama Meclis Başkanlığı kararından dönmedi. Özel grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, toplantıya katılıp söz isteyebileceği hâlde “daha fazla gerilime yol açmamak için” katılmadı. Yoksa, Kılıçdaroğlu’na öfkeli partili izleyiciler
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da CHP grubunu toplamasına yetkisinin bulunmadığı, engel olunması gerektiği yolundaki başvurusunu geri çevirdi. Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi gezi sırasında sorulması üzerine “Meclis mahkeme değil, benim de vazifem değil” yanıtını verdi. Kurtulmuş, yaklaşımını bir mektupla Kılıçdaroğlu’na ileteceğini de açıkladı. Kurtulmuş’un açıklaması öncesinde TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve









