Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Türkiye, tarihinin belki de en büyük orman yangını ile karşı karşıya. Yangınlar 28 Temmuz öğle saatlerinde Muğla’nın Marmaris ve Antalya’nın Manavgat ilçelerinde başladı. 29 Temmuz gecesi doruğa ulaştığı sırada Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Türkiye’nin 17 ilinde 58 noktada çıkan yangınlarda o saate dek 5 kişinin öldüğünü, 38 yangının kontrol altına alınmaya başladığını açıkladı.
Korkulan başa geldi. Kurban Bayramı sonrası kovit salgını tırmanmaya başladı. Tıpkı 2021’de olduğu gibi. Kurban Bayramı tatilinin başladığı 15 Temmuz günü Sağlık Bakanlığı verilerine göre koronavirüs nedeniyle 48 ölüm 7204 hasta saptanmıştı. 28 Temmuz günü 76 ölüm ve 22 bin 291 hasta ilan edildi. Artış ne yazık ki devam ediyor. Aşılanma hala ciddi bir sorun
Turizmi açmak için 1 Temmuz’dan itibaren Covid-19 tedbirlerinin kaldırılması ve kontrolsüz “normalleşme” ile birlikte son iki haftada vaka sayıları hızla artmaya başladı. Temmuz ayının ilk haftasında günlük vaka sayısı 5.000’in altına düşmüşken 27 Temmuz’da 20.000’e yaklaştı: resmi verilere göre vaka sayısı 4 haftada 4 kat artmış görünüyor. Vaka sayıları hala yüksek, aşılanma oranı düşük ve
Avusturya Şansölyesi Sebastian Kurz, 25 Temmuz’da Alman gazetesi Bild’e Afganistan kaçanların sığınması için Avrupa Birliği ülkelerindense Türkiye gibi “komşu” ülkelere gitmesi gerektiğini söyledi. Utanç verici bir beyan. Eminim Almanya’dan İsveç’e dek AB üyesi ülkelerdeki aşırı sağcı, ırkçı partilerin doğal lideri takdirini kazanmıştır Türkiye’yi AB’nin mülteci bekçisi yerine koyan bu çıkışıyla, ama utanç verici.Okuduğumda Nazizmin köklerinin
Ağustos ayında İran’ın yeni Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi görevi devralacak. Reisi, katılımın çok düşük olduğu, geçersiz oyların diğer adaylardan daha fazla oy aldığı bir seçimin galibi. Özgürlükçü demokrasi standartlarında seçilerek o koltuğa oturduğunu söylemek zor. Reisi’yi rejim o koltuğa oturtuyor ama hiç olmadığı kadar bölünmüş ve huzursuz bir İran ile uğraşmak zorunda kalacak. Tokyo Olimpiyatlarından İran’a
Türkiye’ye Afgan göçünün ABD’nin çekilme kararı ve Türkiye’den Kabil’de kalmaya devam etmesini talebi ardından arttığı biliniyor. Bu yazıda ABD’nin yirmi yıl süren ve dünyanın başına yeni sınır aşan terörizm belaları açan kanlı ve başarısız Afgan seferinin sonuçlarının Türkiye’ye yıkılması riskine değinmeyeceğim, Afgan göçünün getirmekte olduğu yüksek riskler üzerinde duracağım.bu yazıda Konu Türkiye’de yalnızca iki boyutuyla
Erdoğan içi çay dolu “çevre dostu” torbaları Cumhurbaşkanlığı otobüsünün üzerinden aşağıya atarken, sunucu “Cumhurbaşkanımız size en iyi bildiğiniz şeyi ikram ediyor” diye anons ediyordu. Neredeyse bir haftada iki sel felaketi yaşayan Rize’ye gerçekten de en iyi bildiği şeyler layık görülmüştü: Biraz kadercilik, biraz “fırça”, biraz vaat, biraz çay. Felakete Kıbrıs arası mı? İçişleri Bakanı Süleyman
Şu yaz sıcağında konuştuklarımız ve konuşmak istemediklerimiz gerçekten Türkiye’nin gündeminin ne kadar dağılmış olduğunu gösteriyor. Bir de konuşmamızı istedikleri ve konuşmamızı istemedikleri var. Her birine dokunalım. Konuştuklarımız arasında “Ne olacak bu kovitin hali?” var. Hemen hemen herkes emin kovit salgınının turizm bayramına dönen Kurban Bayramı sonrasında patlama yapacağından. Geçen sene, 2020’de de öyle olmuş, Kurban
Türkiye ne kadar demokratiktir? Ya da demokrasi açığı ne kadar büyüktür? Yıllardır bu soruları kendi kendimize sorarız bazen Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz hızlandığı için bu sorular daha önemli hale gelir sonra bir dönem unutulur, hiç konuşulmaz olur. Yukardaki sorulara yanıt verebilmek için belli başlı endeksler, kriterler vardır bu endekslerin yanında elbette bakılması gereken farklı
Denge ve Denetleme Ağı, 4. yargı paketiyle getirilen değişikliklere dair bir politika belgesi yayımladı. Paketin tümüne dair değerlendirmeler şu linkten en okunabilir. Benim özellikle ilgimi çeken konu, kadınlar açısından önem taşıyan ve kamuoyunda tartışılan iki değişikliğin denge ve denetleme perspektifi açısından değerlendirilmiş olması. DDA’ya göre, kamuoyunda 4. yargı paketi olarak bilinen ve Türk Ceza Kanunu’nun,









