İşler iyice karmaşıklaşıyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 16 Kasım’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Türkiye’nin 40 Eurofighter savaş uçağı almak istediği açıklaması bazı soruları beraberinde getirdi. Güler bir milletvekilinin sorusu üzerine şunları söyledi: • “Eurofighter’ı almak istiyoruz. Çok etkili bir uçak. Bu uçaklar İngiltere, Almanya ve İspanya ile ilgili. Hem İngiltere hem İspanya ‘evet’
TRT izleyicileri yıllardan beri ilk defa muhalefetin dış politika görüşlerini 10 Mayıs akşamı CHP’nin yeni dış politika kozu Namık Tan’ın konuşmasıyla duydular. Aslında bu konuşma CHP’ye son zamlarda yöneltilen “Dış politikada ne yapacaksınız?” sorularına da yanıt oldu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim propaganda konuşmalarından bir bölümünü dış politikaya ayırması da CHP Genel merkezinde konuya verilen önemi gösteriyor.
Kasım ayının son haftası Türk havacılık sanayii açısından ardı ardına iki önemli gelişmeye sahne oldu. Önce 20 Kasım günü Baykar Savunma tarafından geliştirilen Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı taksi denemelerine başladı. Ertesi gün ise Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından geliştirilmekte olan Milli Muharip Uçak (MMU) ilk prototipi nihai montaj hattına girdi. Kızılelma’nın
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan 23 Kasım’da TBMM Grubuna hitabında Türkiye’nin güvenlik stratejisini tek cümlede özetledi: tehditleri sınırların ötesinde karşılama ve yok etme. Bu güvenlik stratejisi sadece Erdoğan’ın vurguladığı gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini değil, Dışişleri Bakanlığı, Millî İstihbarat Teşkilâtı ve İçişleri Bakanlığını da kapsama alanına alan yeni bir yaklaşım. Artıları ve eksileriyle
Baykar Savunma tarafından geliştirilen Bayraktar Kızılelma muharip insansız uçak sisteminin (MİUS), 20 Kasım günü Çorlu Havaalanı’nda taksi ve koşu testini tamamladı. Havacılıkta bir hava aracının “taksi” yapması, pist ya da taksiyolunda kendi motor gücüyle ilerlemesi anlamına geldiğinden, hava aracı geliştirme projelerinde bu test, önemli bir dönüm noktasını teşkil eder. Özellikle jet motorlu bir insansız hava
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 15-16 Eylül’de Özbekistan’ın Semerkant şehrindeki Şangay İşbirliği Örgütü liderler zirvesine -ilk kez- katılımına Türkiye’nin hızlı bir değişim sürecindeki güç dengeleri içinde farklı yer tutma imkânı açısından bakılmalı. Öncelikle biz gazeteci milletinin sık sık düştüğü bir tuzağı hatırlatmakta yarar var. Dünyadaki güç dengelerini değiştiren ve ucu bugünkü Rusya-Ukrayna savaşına dek uzanan 1975 Helsinki
Tam da Abdülhamid Han sondaj gemisi, Akdeniz’de suları bulandırmadı yeni bir krize neden olmadı diye sevinirken, bu kere Yunanistan Türk-Yunan ilişkilerinde havayı elektriklendirdi. Yunanistan’a ait hava unsurları bir hafta içerisinde Türk F-16’larını üç kez radar kilidi atarak taciz etti. Bir uçağın radar menziline alınarak vurulması için tetik çekilmesine kadar gerekli teknik hazırlıkların tamamlanmasına kilit atmak
Joe Biden’den önce Suudi Arabistan’a gidip de fahiş miktarlarda bir silah satış anlaşmasıyla dönmeyen bir ABD Başkanı olmuş muydu acaba? Ya da petrol üretim kotalarında istediğini yaptıramadan, sözünü dahi alamadan dönen bir Amerikan başkanı? Bırakın onu, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan’ın kendi petrolünü yüksek fiyattan satmak için Rusya’dan indirimli petrol alarak ABD’nin yaptırım
ABD Temsilciler Meclisi 14 Temmuz’da Kongre’deki Türkiye aleyhtarı havanın canlı kanıtı sayılacak bir karar aldı. Meclis ABD Başkanı Joe Biden’ın Türkiye’ye F-16 satışına Yunanistan engeli koyarak izin vermesini istedi şerhi öneriye koyarak onayladı. 179’a karşı 244 oyla kabul edilen ve ABD Meclisindeki, Ermenistan ve Yunanistan lobilerinin temsilcilerinin adını taşıyan Pallone/Pappas değişiklik önergesine göre Türkiye’ye ancak









