Donald Trump’ın Vladimir Putin ile yaptığı sıcak ve dostane telefon görüşmesi ve ardından Ukrayna’nın kaderini belirleme çabası, bir emlak baronunun iflas eden bir kumarhaneyi devretmesine benziyor. Kafasında “Bir şeyi neden satın alasın ki, bedavaya verebilirsin?” diye düşündüğünü duyar gibiyiz. Trump ve sadık Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD’nin küresel stratejisini yeniden şekillendirmeye—ya da daha doğrusu tamamen
Küresel siyasetin gelişen manzarasında, Donald Trump yalnız bir figür değil. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki küresel düzenin yeniden şekillendirilmesi gibi, Trump ve müttefikleri belirsizlik ve öngörülemezliklerle dolu yeni bir paradigmanın temellerini atıyorlar. Ve bu kaosun kasıtlı bir strateji olduğunu saklamıyor. Trump’ın dünya sahnesindeki kendine özgü yaklaşımı dikkat çekici. Düşmanca tutumu, tehditleri ve ani kararları, bir karmaşa
Son durumu şöyle özetleyelim: 18 Şubat’ta ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları Suudi Arabistan’da Ukrayna’yı çağırmadan Ukrayna savaşını konuşurlarken Ukrayna Cumhurbaşkanı Ankara’da Türk Cumhurbaşkanında teselli arıyordu. Avrupa Birliği de masada yoktu, o konuya geleceğiz. ABD’nin yeni ABD Başkanı Donald Trump, bu toplantıdan kısa süre sonra Florida’daki malikanesinde gazetecilere Ukraynalıların “Davet edilmedik” yakınması üzerine “Üç yıldır durdunuz”
ABD’de Donald Trump’ın yeniden Başkan seçilmesi ardından Rusya ile beklenen yakınlaşma ve Avrupa Birliği ile beklenen uzaklaşma beklenenden çok daha hızla ilerlemeye başladı. Bunun son ve en saklanması mümkün olmayan göstergesi Münih Güvenlik Konferansı (MSC) Başkanı Christoph Heusgen’in 16 Şubat’taki kapanış toplantısını gözyaşları içinde bitirmesi oldu. Heusgen, “(ABD) Başkan Yardımcısı JD Vance’in (14 Şubat) Cuma
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’ye el koyup Filistinlileri sürgüne gönderme çıkışına günler sonra ilk kez doğrudan Trump’ı ismen anarak sert tepki göstererek bir haftadan fazladır doğrudan eleştirmeme dikkatiyle tuttuğu Trump orucunu bozmuş oldu. Erdoğan 13 Şubat’ta Endonezya’nın Narasi TV kanalında gazeteci Najwa Shihab’ın Mata Najwa programında sorularını yanıtlayan Erdoğan, “Trump’ın Netanyahu denilen
Suriye’nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve başında bulunduğu Hayat Tahrir el Şam (HTŞ), halen Birleşmiş Milletlerin terör listesinde yer alıyor. Ama Türkiye, Arap ülkeleri, ABD, AB ve diğer uluslararası camia, Şara’yı geçiş dönemini yönetecek ve ülkeyi serbest seçimlere götürecek devlet başkanı olarak kabul etti. El-Şara, geçiş dönemi yol haritasını açıkladı ve bu dönemin 3-4
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın 4 Şubat’ta Beştepe’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuğu olduğu aynı saatlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray konuğuydu. İkinci başkanlık döneminin ilk konuğunun Gazze’de 60 binden fazla Filistinliyi öldürtüp taş üstünde taş bırakmayan Netanyahu olması zaten kendi başına vicdansız bir tercihti. Ama ortak basın toplantısında Gazze’ye dair
1950’de Cumhuriyetin ilk çok partili seçiminde iktidara geldiğindeki hedeflerinden biriydi Türkiye’yi “Küçük Amerika” yapmak. “Her mahalleden bir milyoner” çıkacak, ABD’nin yaşadığı zenginliklere Rusya’daki -o zamanki- komünist rejimle mücadelesine katılarak biz de erişecektik. Tıpkı şimdi Donald Trump’ın Meksika Körfezinin adını Amerika Körfezi ilan etmesi gibi Türkiye’deki turistik lokantalarda kırk yıllık Rus salatasının ismi silinip Amerikan salatası
Tüm tahminleri alt üst etti, suikast girişiminden, onlarca mahkeme iddianamesi ve mahkumiyetinden sıyrılarak 20 Ocak’ta Beyaz Saray’daki tahtına oturdu “Sultan Trump.” Açıkladığı ilk başkanlık kararları kimseyi şaşırtmadı ama geleceğe dönük kaygıları ve belirsizlikleri artırdı. Trump’ın beni en çok etkileyen beyanı ise, Grönland’ın satılması, Kanada’nın 52. eyalet olarak katılması ve Panama Kanalı’nın devredilmesi gibi uluslararası hukuk
Amerikan Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Michael Erik Kurilla, Suriye’yi ziyaret ederek bölgedeki ABD askerleri ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderleriyle bir araya geldi. Ziyarette SDG lideri Mazlum Kobani ile görüşen Kurilla’ya, Birleşik Ortak Görev Gücü Doğal Kararlılık Harekatı (CJTF-OIR) Komutanı Tümgeneral Kevin Leahy ve Birleşik Özel Operasyonlar Ortak Görev Gücü-Levant (CSOJTF-L) Komutanı Tuğgeneral Michael









