Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 17 Ağustos akşamı ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin İletişim Başkanlığınca yayınlanan özetinde güncel iki unsur yoktu. Bunlardan biri, Türkiye’nin Ukrayna’ya silah satışına Rusya’dan gelen tepkiler üzerine Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinilmemiş olmasıydı. Diğeri de daha bir gün önce, 16 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı’nın El Cezire televizyonuna mülakatında Trump’tan Türkiye’ye F-35 satışı konusunda “sözünde
TİP Milletvekili Sera Kadıgil, hafta sonu Bodrum’da halka hitap ediyor: “Her gittiğim yerde soruyorlar: Özgür Özel’i alacaklar mı? Doğru soru şu: Özgür Özel’i verecek misiniz?” Kadıgil bir başka açıdan da haklı: bu tür söylentilerin yayılması, başka koşullarda akla getirilmemesi gereken uygulamaları normalleştiriyor, tepkiselliği frenliyor. Ekrem İmamoğlu davasının yeniden görülmeye başladığı, mahkemenin savunmasını ertelemeye devam edip
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin 24 yılı iktidarda geçen 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık! Dün, 14 Ağustos’ta Ankara’da Millet Bahçesi’ni dolduran on binlerce kişiye (TRT yaklaşık 100 bin diye verdi) hitap eden Erdoğan, çeyrek asra yaklaşan iktidarındaki en büyük eserinin ise “yeni bir gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek”
Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından hangi ikinci, üçüncü ve dördüncü adımların gelebileceğini hesaplama işidir. Hele devlet yönetiyorsanız, yalnız yolculuğun ilk kilometresini değil, mümkünse varış noktasını da görmek zorundasınız. “Terörsüz Türkiye” sürecine de böyle bakıyorum. Önümüzdeki hukuki ve siyasi adımlar bir sonuç değil; bir kapı. Asıl
Bir şehrin simgesi üzerinde, gecenin karanlığında Astérix beliriyor ardından Obélix. Birkaç saniye sonra Romalılar. 14 Ağustos akşamı da Buenos Aires’te Obelisco’nun üzerinde dolaşacak bu görüntüler, bir çizgi roman sergisi değil. Tangonun başkenti çocukluğunu sokaklarında geçirmiş bir adamın, René Goscinny’nin yüzüncü yaşını kutluyor. Obelisco’nun üzerinde Obélix, tam Goscinny’e yaraşacak bir mizah. Goscinny 14 Ağustos 1926’da Paris’te
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş dahil 30 kişinin “suç örgütü kurup yönetme, para aklama, vergi kaçakçılığı, kamu zararına dolandırıcılık” gibi suçlamalarla gözaltına alındığını açıkladı. 13 Ağustos tarihli Başsavcılık açıklamasında cemaatle bağlantılı şirketlerin hakkında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarındaki “yüksek tutarlı para transferleri, nakit hareketleri ve sahte fatura şüphesiyle” 100 milyar
Türkiye kıyılarındaki plastik kirliliği artık yalnızca deniz ekosistemlerini değil, gıda zincirini de tehdit eden kalıcı bir çevre sorunu. Daha önce Neptün toplarında biriken mikroplastiklerden ve bu görünmez yükün tuz ve balık aracılığıyla soframıza kadar uzanan yolculuğundan söz etmiştik ; şimdi aynı sorunun bir başka yüzüne, Avrupa’dan Türkiye’ye taşınan plastik atığa bakalım. The Guardian’ın 4 Ağustos’ta
Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin güvenlik politikalarının merkezinde yer alan PKK meselesindeki olası dönüşümün etkileri ise yalnızca iç siyasetle sınırlı değil. Irak ve Suriye’den ABD ve Avrupa ile güvenlik ilişkilerine kadar geniş bir alanda
Petrol dünyasında uzun yıllar değişmeyen bir ezber vardı. Kriz çıktığında gözler Riyad’a çevrilirdi. Suudi Arabistan vanaları açacak mı? OPEC üretimi artıracak mı? Dünyanın en büyük yedek kapasitesine sahip üreticisi piyasaya ne kadar ilave petrol sürebilecek? 1973 petrol krizinden Körfez savaşlarına kadar küresel petrol jeopolitiğinin merkezinde büyük ölçüde bu sorular vardı. Sonra Moskova, OPEC+ üzerinden Riyad’ın
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Terörsüz Türkiye sürecinin çerçeve yasası kabul edildi. Fakat oylamanın öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan tartışmaya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu süreci kim başlattı? Terörsüz Türkiye, Özgür Özel’in projesi değil. Yeni Parti’nin seçim vaadi hiç değil. Süreci siyasi olarak başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli, arkasına yürütmenin gücünü koyan Cumhurbaşkanı









