Gazeteci-Yazar
Koronavirüs Covid-19 salgını felakete dönüşüyor. Sağlık Bakanlığı 19 Nisan’daki ölüm sayısını 341 olarak açıkladı. Günlük hasta sayısı ise 55 binin üzerine yerleşmiş görünüyor. Ankara’da, İstanbul’da hastanelerdeki yoğun bakım yatakları doluluk sınırına yaklaşıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bu berbat tablodan “84 milyonu” suçluyor. Hayır, sayın Bakan. Pandeminin felakete dönüşmesi siyasi nedenlere bağlı, tek sorumlusu da kötü
HDP’nin önceki eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, 18 Nisan Pazar günü internet ortamında bir basın toplantısı düzenledi. Konu 26 Nisan’da Ankara’da görülmeye başlanacak “Kobani olayları davasıydı”. Ankara 22’inci Ağır ceza mahkemesinde görülecek davada Demirtaş ve önceki eş-başkanlardan Figen Yüksekdağ ile birlikte 108 sanık yargılanacak.Bu davaya konu olan 2014 Kobani olaylarının hem iç hem dış boyutu
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun 15 Nisan’da Twitter üzerinden yayınladığı bir mesaj, nedense ekonomi basını dahil fazla yankı uyandırmadı. Oysa son yıllarda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetlerinin iş dünyasındaki en büyük destekçisi olan TOBB Başkanı kritik bir hükümet kararına muhalefet ediyor, kararın geri alınmasını istiyordu.Hisarcıklıoğlu’nun mesajı şöyleydi:• “Pandemi sürecinde
Son üç günde Türkiye-ABD ilişkilerine dair üç önemli gelişme kaydedildi. Bu gelişmeler, sadece Türkiye-ABD ilişkilerini değil, bölgesel ve küresel siyasi dengeleri de ilgilendiriyor. Gelişmeler Türkiye’nin üzerindeki uluslararası ilişkiler yükünü bir nebze rahatlatsa da Türkiye-ABD ilişkilerindeki asıl sorun olan S400 gerilimine nasıl etki edeceği henüz açık değil.Gelişmelerin sonuncusundan başlayalım. 1- ABD gemilerinin Karadeniz’e geçişi iptal edildi
Emekli amiraller bildirisinden darbe çağrısı çıkarma tartışması, ibretlik bir burun sürtme operasyonu olarak kayda geçen gözaltı sürecinin tahliyeyle sonuçlanmasıyla söndü gibi. Bunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Montrö’yü delmeyin” uyarısının mı payı oldu? Yoksa “matruşka” benzetmesinde olduğu gibi içinden Erdoğan’ın hoşuna gitmeyecek başka şeylerin çıkmasının mı? Bence ikisinin de yakında anlarız. Ama
Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’dan geldi.Şimdi Libya deyince çoğunuzun aklına Türkiye’de her gün bir büyük yolcu uçağı dolusu insan ölürken, her gün 50 bin insan hastalanırken ve aşı sıkıntısı yaşanırken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Libya’ya 150 bin doz aşı hediye etmesi gelecek.Ne 150 bin doz Türkiye’yi batırır ne Libya’yı çıkarır. Ancak bu kararın Libya için
Doğrusu ilginç tabloydu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 2019 seçimleri öncesinde “İstanbul’u alacağız” demesine kahkaha atan -o zaman KanalD sunucusu- Buket Aydın’a geçen hafta Global TV’de “isterseniz bir kahkaha da buna atın” deyiverdi. Soru “Cumhurbaşkanlığına aday olacak mısınız?” sorusuydu, CHP liderinin cevabı da Millet İttifakı olarak üzerinde “anlaşma sağlanırsa olurum” idi. Oysa AK Parti çevrelerinin beklediği
Kamuoyu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 9 Nisan’da yapılan telefon görüşmesini sadece Türk resmi kaynaklarından öğrenmiş olsaydık, İletişim Başkanlığının iki cümlelik açıklamasıyla yetinmiş olacaktık. Beştepe, iki liderin görüştükleri cümlesi dışında bir de “Türkiye-Rusya ilişkilerini geliştirecek hususlar ve bölgesel gelişmeler ele alındı” bilgisini veriyordu.İlk ayrıntılar önce Rusya’nın yarı-resmi haber ajansı olan
Matruşka, malum bir Rus oyuncağı. Rus folklorunun en canlı renklerini yansıtan tahta bir bebek. Ortadan ikiye ayrılıyor, içinden aynı şekilde bir bebek daha çıkıyor. Onu da açıyorsunuz, bir bebek daha; sayıları 7’ye kadar çıkabiliyor, sonunda artık açılmayan tek parça matruşka bebeğine ulaşıyorsunuz. Ona ulaşana dek çaba harcamanız, bir önce açtığınız bebek ne kadar göze hoş









