Gazeteci-Yazar
1950’de Cumhuriyetin ilk çok partili seçiminde iktidara geldiğindeki hedeflerinden biriydi Türkiye’yi “Küçük Amerika” yapmak. “Her mahalleden bir milyoner” çıkacak, ABD’nin yaşadığı zenginliklere Rusya’daki -o zamanki- komünist rejimle mücadelesine katılarak biz de erişecektik. Tıpkı şimdi Donald Trump’ın Meksika Körfezinin adını Amerika Körfezi ilan etmesi gibi Türkiye’deki turistik lokantalarda kırk yıllık Rus salatasının ismi silinip Amerikan salatası
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dün başında Mehmet Nuri Ersoy’un bulunduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yangınında 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otelini bir an önce yıktırmak peşinde olduğunu iddia edince içim acıdı. Aklıma ilk gelen ise 32 yıl önce bugün öldürülen gazeteci Uğur Mumcu oldu. Mumcu evinin önüne park ettiği otomobiline yerleştirilen bomba ile öldürüldükten
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Bolu’daki yangın felaketinde ölenlerin cenaze töreninden Ankara’ya dönüşünde Milli Güvenlik Kurulu’nu (MGK) toplandı. MGK’nın 22 Ocak toplantısı gündeminde Kırmızı Kitap olarak bilinen gizli yönetmeliğin değiştirilmesinin bulunduğu zaten önceden medyaya sızmıştı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada buna ek olarak birbirine bağlantılı üç madde öne çıkıyor. 1- PKK’yla mücadele, 2- Suriye’nin geleceği, 3- İsrail’in yayılması.
Geldi, geliyor derken Donald Trump 20 Ocak’ta başkanlık görevini devraldı. İlk gün imzaladığı kararnamelerle sadece ABD değil, dünyada da Trump döneminin başladığını ilan etti. Ayrıntılarına girmeden şu izlenimi paylaşayım: “Trump 2017’de de başkan olmuştu ama Washington farkında değildi. Şimdi fazlasıyla farkında. Örneğin, eskiden Trump’a oy veren, oy verdiğini saklardı, şimdi gururla söylüyor.” Bu izlenim Trump
Yeni Suriye’nin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani Ankara’ya geçici HTŞ yönetimin Savunma Bakanı Murhef Ebu Kasra ve İstihbarat Başkanı Enes Hattab ile birlikte geldi. Bu format önemliydi; bu Ankara’nın daha önce Irak ve Ürdün’le oluşturduğu Üçlü Çalışma Grubu formatıydı. Böylece işbirliği yapmak isteyen devletlerin diplomasi ve güvenlik işleyişlerinde koordinasyon, zaman ve enerji kaybının önüne geçmek
Gelişmeler karşısında CHP Genel Merkezinin fazla seçeneği kalmıyor: belediye başkanlarına peşi sıra davalar açılınca mecburen bütün enerji onları savunmaya harcanıyor. Son örneği Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alınması bunun son örneği oldu. CHP’nin zam yağmuruna, geçim sıkıntısına karşı meydanlara inme sözü yerini belediye başkanları için meydanlara inmeye bırakıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan süreç demekten özellikle kaçınıyor, tıpkı Öcalan Açılımının başlatıcısı MHP lideri Devlet Bahçeli. Daha önce “Terörsüz Türkiye” adını vermişti ama 11 Ocak’taki Diyarbakır İl Kongresinde daha da belirsiz bir ifade kullandı: Son dönemde gerçekleşen çalışmalar. Gerçi bunu söylerken ilk kez -sadece PKK’nın silahları gömmezse silahlarıyla birlikte gömüleceği- tehdidinin ve Bahçeli’ye destek
İlk bakışta bir klasik çağ resimlerini andırıyor gördüğünüz fotoğraf; örneğin Leonardo da Vinci yapmış olabilirdi. Jan Van Eyck’in resimleri gibi ayrıntı analizine müsait. Kucağında kedisi, elinde çalıştığı kurumun simgesi, kanepesinde zerafetle gülümseyen bir kadın. Tablonun adı “Kedili Kadın” olmazdı bu durumda ama, “Kelepçeli Kadın” olurdu. Ayağındaki siyah halka zarif bir süs değil çünkü, bir elektronik