Ukrayna krizi, anlaşmazlıklarda silaha başvurulmasına küresel plânda ciddi bir tepki olduğunu gösterdi. Hatta, sıcak çatışmanın tarafı olan ülkelerde dahi halk silah kullanılmasına şiddetli tepki veriyor. Örneğin, Rusya halkının sadece yüzde 12’si Ukrayna’ya yönelik askeri harekâtı destekliyor. Ukrayna’daki Rus askerlerinin silah kullanmaktan çekindikleri söyleniyor. Moskova’da savaş karşıtı yaygın sokak gösterileri devam ediyor. Yani, Rusya halkının büyük
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky 26 Şubat öğleden sonra bir Twitter mesajı yayınladı. Mesaj şöyleydi: “Türkiye Cumhurbaşkanı dostum Erdoğan ve Türk halkına güçlü destekleri nedeniyle teşekkür ederim. Rus savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişinin yasaklanması ve Ukrayna’ya önemli askeri ve insani yardım bugün had safhada önem taşımaktadır. Ukrayna halkı bunu hiç unutmayacak!” Son derece ustaca yazılmış mesaj adeta
Rus askerleri hızla Kiev’e giredursun, ABD Başkanı Joe Biden dün Ukrayna’yı işgale devam eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ödünü kopartacak bir hamle yaptı. Dört Rus bankasına daha yaptırım ilan etti. Böyle bir tepkinin bu kadar kapsamlı bir siyasi-askeri harekata girişen Kremlin’in hiç aklına gelmemiş olması mümkün mü? Zaten yanıt 22 Şubat’ta Putin ile Moskova’da
Rusya-Ukrayna krizinin Türkiye ekonomisine çeşitli kanallardan olası maliyeti olacak. Petrol kanalı, tarım ve ithalat kanalı, turizm kanalı ve elbette kurda son yaşanan gelişmelerde kur korumalı mevduatın Hazine’ye çıkması olası maliyeti. Tüm bunlarda basit bir hesap yaparsak ilk aşamada ülke ekonomimize yaklaşık 30-35 milyar dolar arasında ek maliyet gelebilir. Ülkemize gelen turistlerin yaklaşık yüzde 20’si Rus,
Rusya, Ukrayna’ya resmen girdi. Çatışmalar başladı. Ukrayna Başkenti Kiev ve önemli şehri Harkiv’in havaalanları fiilen işlemez hale getirildi. Rus Spetsnaz birliklerinin paraşütle Harkiv’e indirilmesinden, Rus tanklarının Karadeniz’deki Odessa limanına çıkartma yapmasına, Ukrayna’nın Luhansk bölgesinde 5 Rus savaş uçağı ve bir helikopteri düşürmasine dek bir kısmı yalanlanan haberler ortalığı sardı. Ardından Ukrayna hava kuvvetlerinin tamamen etkisiz
Anadolu gibi doğal zenginliğin yüksek olduğu bir yerde, kendi doğamıza o kadar yabancıyız ki, tarihte yaptığımız yanlışları tekrar edip duruyoruz. Bu durumun örnekleri basına geçmişte yansıyordu, bugün de yansımaya devam ediyor. Mesela, 2016 yılında basında “yaban hayatı için göle su taşıdılar” başlıklı bir haber çıkmıştı. “Bekilli Belediyesi, yaban hayatının korunması için önemli bir çalışmaya imza
Türkiye, Bursa ve İstanbul mahkemeleri tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan mafya lideri Sedat Peker’in tutuklanması ve ülkesine geri gönderilmesi için Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) talepte bulundu. Türkiye Adalet Bakanlığı, Peker’in geçici olarak gözaltına alınması ve ülkesine geri gönderilmesi için BAE’ye resmi bir talepte bulundu. Anadolu Ajansı’nın 23 Şubat tarihli haberine göre talepte, Bursa 5. Ağır
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 Şubat geç saatlerde Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk kukla hükümetlerini tanımasından kısa süre sonra Dışişleri Bakanlığı bu kararı tanımayacağını duyurdu. Açıklamada Rusya’nın bu kararının Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu vurgulandı. Türkiye Rusya-Ukrayna geriliminin artması üzerine askeri tebdirleri artırdı. Resmi kaynaklar, bunun bir “milli teyakkuz durumu olmadığını”, önelmlerin
Son aylarda sağlık çalışanlarının, en çok da hekimlerin iş bırakma şeklindeki eylemleri giderek artıyor. Sağlık çalışanlarının iş bırakması, bir üretim bandını durdurmak gibi değildir. Zordur. Uzun iç hesaplaşmalar, ince plan gerektirir. Zira doğrudan sıkıntı çekenler “hastalarıdır”, seslerini duyurmaya çalıştıkları ve protesto etmek istedikleri ise yöneticiler. Bu yüzden çoğu zaman iş bırakmaya sıcak bakmazlar. Bu eylemlerin









