Önce bir konuya açıklık getirelim. Afganistan’da kendi başkenti Kabil’deki havaalanını korumaktan aciz bir hükümet var. Bu hükümetin ABD’nin desteği tamamen kalktığı anda Taliban tarafından -gerekirse kan dökülerek yıkılması ihtimali bulunuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ve diğer dış destekler olmadan kendi ayakları üzerinde duramayan bu hükümetin tamamen formalite icabı “daveti” üzerine işte o (Hamid Karzai) havalimanını
Erdoğan-Biden görüşmesine doğru Türk-Amerikan ilişkilerinin son durumu, bana, William Shakespeare’in “Hamlet”e, oyunun üçüncü perdesinde söylettiği “Olmak ya da olmamak – işte mesele bu” tiradını hatırlatıyor.İnsanın ölüme dair tereddütlerini özetleyen bu tiradın, iki hafta sonra Amerika ile yaşayacağımız yüzleşmeyi yönetmenin güçlüğünü çok iyi tarif ettiğini düşünüyorum. Aslında, bu güçlük her iki taraf için de geçerli. Ancak,
“Yaptığı açıklamalar ilişkilerimize ilave ek yük getirse de”, her şeye rağmen Başkanı Joe Biden ile Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin arayışında olduğu sözleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ait. Erdoğan’ın 26 Mayıs’ta önde gelen 20 Amerikan şirketinin yöneticileriyle yapılan video-konferans sırasında söylendi.Toplantı, Türkiye’nin yeni ABD Büyükelçisi Murat Mercan ile ABD Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Myron Brilliant’ın girişimleriyle
Köylülerin doğal koruma alanına taş ocağı yapımına karşı çıktığı Rize’nin İkizdere ilçesine gider İYİ Parti lideri Meral Akşener, üzerine yürüyen bir grubun saldırısından polisin engellemesiyle kurtulabildi. Olayların büyümemesi amacıyla İkizdere programını yarıda keserek protestoların yapıldığı Cevizlik ve Gürdere köylerine gitti. Taşocağı ruhsatı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakınlığı nedeniyle çoğu kamu ihalesini aldığı öne sürülen müteahhit Mehmet
Günümüzde yaşadığımız olaylar devletlerin yaptıklarının yanlarında kar kaldığını göstermekte. İsrail’in son saldırıları, dünya ne derse desin, ne kadar bağrılıp çağırılsa da hiç kimsenin Filistinlilere yönelik darbe ve yıkıma devam edilmesinin engelleyemeyeceğini gösterdi. İsrail’i en azından yavaşlatabilecek tek ülke Amerika Birleşik Devletleri olayları seyretmeyi tercih ediyor. Hamas, İsrail’i yok etmeye kararlı bir terör örgütü olarak kabul
Montesquieu, Kanunların Ruhu Üzerine’yi patent hakkının süresi kadar bir sürede, yirmi yılda yazıyor. 1748’de yayımladığı büyük eserinde yasalara ilişkin madi ve manevi gerekçelerin çekirdeğini şöyle ifade ediyor: “İnsaniyet sevgisini kapsayan o evrensel erdem… Erdem, sevgiden de öte yaşamı birlikte kurmanın genel anlayışı. Toplum Sözleşmesinin ve dünya halklarının birliğinin temeli. Fikri mülkiyet hakları düşünce ürünü, fikri
ABD Başkanı Joe Biden’ı Donald Trump’ın keyfi ve gerici yönetimine karşı Beyaz Saray’a taşıyan ilericilik iddiası Filistin’de yerle bir oldu. ABD yönetimi 10 Mayıs’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin İsrail polisinin 7 Mayıs’ta Mescidi Aksa’da başlattığı saldırıyı kınamasını veto etti. Beyaz Saray’dan 11 Mayıs’ta yapılan açıklamadaysa, İsrail’in Gazze’den atılan Hamas ve İslami Cihad roketlerine karşı kendisini,
Tüm dünyadan İsrail’e yapılan çağrılara rağmen Doğu Kudüs’teki çatışmalar dördüncü gününe girerken Gazze’ye düzenlenen hava saldırılarında dokuzu çocuk, 24 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Filistin Kızılayı, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 700’den fazla insanın yaralandığını duyurdu. UNICEF de daha önce çocuk yararılar ile ilgili bir açıklama yapmıştı. İsrail’in Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah mahallesindeki bazı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, İsrail’e uluslararası insani hukuk ve insan hakları hukuku doğrultusunda yıkım ve tahliyeleri durdurması çağrısı yaparken, BM Güvenlik Konseyi’nin Doğu Kudüs’te artan şiddet olayları üzerine bugün acil olarak toplanma kararı aldığı bildirildi. İşgal altındaki Doğu Kudüs’te devam eden şiddet olayları ve Filistinli ailelerin Şeyh Cerrah









