2009 yılında Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi amacıyla imzalanan Protokollerin ardından Türkiye 2010 yılı itibariyle ilk aşamada Güney Kafkasya’daki bölgesel ilişkilerin ekonomik-ticari yollardan desteklenmesini hedefleyen, bölgesel olduğu kadar küresel çapta da etki doğurmaya aday bütüncül bir işbirliği projesini hayata geçirmek için insiyatif aldı.Bu bütüncül proje sadece Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlüsünü değil, çok daha geniş ölçekteki bir
Yeni sistemin olumlu tarafı şu: Açıklanan kararlar, kontrolden çıkmış kur artışlarını engelledi. Bu tek başına önemli ve olumlu bir özellik. Bundan sonra yeni sistemin doğurabileceği risk ve bu risklerin nasıl azaltılabileceğine odaklanmak gerekiyor. Bu sorunları saptayabilmek için alınan kararların çeşitli kesimleri nasıl etkileyebileceğine bakmak gerekiyor. Tasarruf sahibi açısından yeni sistem I. Vade sonunda kur artışı,
İktidarın kontrolsüz artan enflasyon ve kura rağmen düşük faiz politikasında ısrar etmesi, faiz artırmaktan kaçınmak adına ciddi enflasyonist riskler içeren “kur korumalı TL mevduatı” gibi enstrümanlar ortaya koyması siyaseti yakından izleyen tüm kesimlerde büyük merak uyandırıyor.İktidar partisinin yürütmedeki yaklaşık 20. yılında, üstelik de oy oranı hiç olmadığı kadar düşük seviyede seyrederken ve de seçimlere yalnızca
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, derinleşen kur krizinin durdurulması amacıyla önümüzdeki günlerde kullanılacak “yeni mali politika araçları” hazırladıklarını duyurdu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) savunduğu faiz politikalarının küresel ekonomiden uzaklaşma olarak yorumlanmasına sert yanıt veren Erdoğan, “Türkiye serbest piyasa ekonomisinden kopmayacak” dedi. Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan, Türk Lirasının yabancı para birimleri karşısındaki hızlı
Ciner Medya Grubu Ankara Temsilcisi ve Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile röportaj yaptığı sırada Ihlas Haber Ajansı kameramanı Ahmet Demir’e tokat attı, Şahin ise şiddete tepkisiz kalarak yayına devam etti. Gazeteciye yönelik şiddet görüntüsü sosyal medyada yayıldı, başta meslek örgütleri olmak üzere, gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve siyasetçiler hem
Ekonomi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan TÜSİAD’ın “yanlışta ısrardan vaz geçmek gerek” açıklamasını savaş ilanı olarak algılamadan önce de kritik bir haftanın eşiğindeydi. Merkez Bankasının 16 Aralık’ta politika faizini yüzde 15’ten 14’e düşürmesi ardından piyasaya (iki hafta içinde beşinci) müdahalesine İstanbul Sanayi Odası ve TOBB tepki gösterince, zaten suni olarak şişen İstanbul Borsası da çökmüştü. Zaten gözler
Yeni Ekonomik modelin Çinliliği bir ay sürmedi; onu da yerlileştirdik. Adı da “Türk Ekonomi Modeli” oldu. Kısa süren Çin döneminin bir faydası, basında Çin ile ilgili pek çok bilgi dolu yazı çıkması oldu. Tüm bu yazıları okuduktan sonra Çin’in eğitim konusunda geçirdiği dönüşüm ve başarısını Türkiye’nin mevcut eğitim durumu ile karşılaştırmak istedim. Sonuç parlak diyemem.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yok saydığı 17 Aralık mali krizi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na göre “ülkenin felakete sürüklenişi”. İYİ Parti lideri Meral Akşener’e göreyse “devlet yönetim krizine dönüşüyor” ve artık derhal seçime gidilmesi gerekiyor. Kılıçdaroğlu açıkça Erdoğan’ın “akli melekelerini” sorgulamaya başladı. Ekonomi de siyaset de tehlikeli biçimde sertleşiyor.17 Aralık’a dek krizi Türk lirasının değerinde ve alım
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 16 Aralık’ta 4253 lira asgari ücreti ilan ederken başına geleceği tahmin ederek dolar hesabına vurmayın dedi. Çünkü dolar hesabına vurunca yüzde 50 rekor artışa rağmen o parayla daha az gıda, elektrik, ulaşım satın alınabileceği ortaya çıkıyordu. Yüzde 50 artış zaten gerçek enflasyonun ilanı gibiydi. Ama vatandaş Erdoğan’ın dolardan uzak durun sözüne pek









