Tacan İldemFatih Ceylan Çin’in yükselen gücü ve küresel erişimi, bu ülkenin özellikle ekonomik nüfuzunu hissedilir biçimde Avrupa kıtasına ve NATO topraklarına doğru genişletti. Batı toplumlarındaki yaygın algı, Çin’in otoriter eğilimleri bulunan, stratejik ideolojik hedeflere sahip önemli bir rakip olduğu yönünde. NATO-Çin ilişkileri yeni bir döneme giriyor. Özellikle son beş yıldır Çin, Batı için Rusya’nın yanısıra
Yakın geleceğimizin nasıl şekilleneceğini belirleyecek dört küresel oyuncu var: ABD, Avrupa Birliği (AB), Çin ve Rusya. “Mahşerin dört atlısı” olarak adlandırdığım bu oyuncular arasındaki ilişkiler, önümüzdeki dönemde dünya düzeninin alacağı şekil bakımından büyük önem taşıyor. Bugün için gelişmeler sürecin çok kutuplu bir dünya düzenine doğru evrilmekte olduğunu gösteriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 4 Şubat’ta
ABD’de Joe Biden yönetiminin Türkiye’ye büyükelçi olarak atadığı eski senatör Jeff Flake, 26 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a güven mektubu sundu. Büyükelçi Flake, 10 Aralık 2021’de ABD’de yemin ederek görevine başlamış, 7 Ocak’ta eşi Cheryl Flake ile birlikte Türkiye’ye gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sunmasının ardından ABD’nin Ankara Büyükelçiliği web sitesinde “Parti siyaseti, suyun kıyısında biter”
Türkiye’nin kuzeyinde kara bulutlar toplanıyor. Ama bizim İstanbul ve kuzey bölgelerde yaşadığımız kara kış gibi bir durumdan ötürü değil. Bundan çok daha öte tehlikeli bir durum yüzünden.İlk iki dünya savaşının başlama vuruşunun yapıldığı Baltık-Adriyatik hattı yeni bir boy ölçüşmenin odak noktası halinde. Rusya askerlerini Ukrayna sınırına yığıyor, ABD 1850 askerini acil müdahale için hazır ola
Fatih Ceylan (*) Hasan Göğüş (*) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 17 Ocak’taki Arnavutluk seyahatinden dönüşünde Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceğine dair yaklaşımları “gerçekçi bulmadığını söyledi. Bu ifadeyi Kırım’ın ilhakını “Rusya Ukrayna’ya çöktü” diyerek tanımlamasıyla aynı yanıt içinde kullandı. Rusya’nın işgale kalkışması için “dünyadaki durumu ve kendi durumunu gözden geçirmesi gerekir” dedi. Bununla Türkiye’nin Ukrayna konusunda NATO kararlarıyla
Sanki Kazakistan’da serbest seçimle hükümet değişikliği mümkünmüş gibi bütün bölge liderleri “darbe savuşturuldu” demeçleri patlatmaya başladı birbiri ardına. Oysa Kazakistan’da 2 Ocak’ta başlayıp 5-6 Ocak’ta zirveye ulaşan olayları planlı bir ayaklanma dahi saymak mümkün görünmüyor. Belli bir liderliğin bulunmadığı, biriken bardağın otogaz fiyatlarına zam ile gelen son damlayla taştığı bir öfke patlaması. Öfkenin asıl nedeni,
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye’nin Yunanistan ile karasuları genişliği ve adaların silahsızlık statüsünün ihlali konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğünü belirterek Atina’nın silahlanma harcamalarını ve güvenlik politikasını sert bir dille eleştirdi. Akar “Biz NATO içinde Yunanistan ile müttefikiz. Yunanistan NATO içinde çeşitli ülkelerle ittifak anlaşmaları yapıyor, mutabakat muhtırası imzalıyor. NATO varken bunlar niye? Silahlanma var bunlar kime
Tacan İldem (*) Fatih Ceylan (*) Uluslararası planda özellikle üç büyük güç (ABD-Çin-Rusya) arasındaki stratejik rekabetin hızla derinleştiği bir aşamada başta Avrupa Birliği (AB) odaklı olmak üzere stratejik otonomi kavramının ön plana geçtiği gözlendi. AB’nin 2022 Mart’ında ‘Stratejik Pusula’ belgesini kabul etmesinin beklenmesi bu kavramla ilgili analiz ve görüşlerin sayısında ciddi artışa neden oldu.Başta güvenlik
Bitirmekte olduğumuz 2021 yılı Türkiye-ABD ilişkileri açısından çukur ve tümseklerle dolu bir yolda araç kullanmak gibiydi. Yılın başından bu yana neler olduğunu hatırlayacak olursak, şu an neler olduğunu ve önümüzdeki 2022 yılında Türkiye-ABD ilişkilerinde neler olabileceğini de daha iyi okumak mümkün olacak. 2021’de neler oldu? – ABD Başkanı Joe Biden 24 Nisan’ı Ermeni soykırımı anma
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ardından ilk yurtdışı seyahatini, daha üzerinden bir ay geçmeden 9 Ağustos’ta Rusya’ya yaptı. Sen Petersburg’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüler. Bundan iki hafta sonra da daha beş hafta önce kendi içinde birbirine düşmüş Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye topraklarına ilk askeri harekâtı Cerablus’tan başlatarak bir gövde









