Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs meselesine Türkiye’den bakıldığında yaygın bir kanaat var: “Liderler bir araya gelsin, Birleşmiş Milletler devreye girsin, Amerika bastırsın, Avrupa Birliği kolaylaştırsın… Bu iş çözülür.” Kulağa makul geliyor, zira diplomasi tam da bunun için var. Ama gerçek dünya, bu kadar basit işlemiyor. Bugün Türkiye’de hâlâ şu varsayım güçlü: Sorunlar Ankara ile
Kıdemli araştırmacı Özer Sencar, MetroPoll şirketinin Mart 2026 “Türkiye’nin Nabzı” kamuoyu yoklamasının bazı sonuçlarını X hesabı üzerinden açıkladı. İki sonuç, Türk halkının hem ABD-İsrail ittifakının İran’a başlattığı savaş konusundaki tutumunu hem de güvenlik kaygıları konusunda Batı’ya çelişkili bakışını yansıtıyor. Bu da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi İran savaşında da İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün
Efendim, Yalım istifa etmezse, partiden atılabilirmiş… CHP liderine mahcup özür dileten skandal için CHP yönetimindeki hava buymuş… Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım 27 Mart sabahı 05.00 gibi, Ankara’da konakladığı otelde Mali Şube polislerince gözaltına alındı. Polisler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla hareket ediyorlardı. Yalım hakkındaki iddialar şunlardı: – Rüşvet ve irtikap: Kişi ve firmalardan ihaleler karşılığında
Tamam, normal koşullar altında değiliz ama ABD Başkanı Donald Trump’ın şu sözleri, normal koşullar altında çok tartışılacak türden: “Türkiye bence harikaydı. Aslında hem harikaydı hem de onlardan yapmamalarını istediğimiz şeylerden uzak durdular. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan büyük bir lider.” Trump, doğruyu söylüyorsa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’yi ABD’nin yapmak istemediği nelerden uzak tutmasını istedi? Erdoğan,
Kıbrıs yeniden ısınıyor. Ama bu kez mesele sadece diplomatik gerilim değil; zamanla yarışan, çok boyutlu ve giderek sertleşen bir jeopolitik hesaplaşma. Dünya yeniden bloklaşıyor. Enerji hatları yeniden çiziliyor. İttifaklar gevşiyor, yenileri kuruluyor. Savaşlar artık sadece cephede değil; limanlarda, enerji terminallerinde, veri merkezlerinde ve deniz yetki alanlarında veriliyor. İşte bu büyük dönüşümün tam ortasında Kıbrıs, yeniden
Türkiye’de yeniden canlanan çözüm süreci, ilk bakışta umut verici bir tablo sunuyordu. PKK’nın silah bırakma yönündeki mesajları, siyasi reform tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi ve parlamentodaki hazırlıklar, uzun süredir devam eden bir çatışmanın sona ermesi için gerçek bir fırsat penceresi açmıştı. Ancak bugün gelinen noktada süreç belirgin biçimde yavaşlamış durumda. Bu yavaşlamayı sadece iç dinamiklerle açıklamak
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, hükümete, bölgesel çatışmalar ve afetlere karşı yapılacağı söylenen kaç sığınak yapıldığını, yapıldıysa vatandaşların ihtiyaç durumunda buralara nasıl ulaşacağını sordu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 16 Ekim 2025’te Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla tüm bakanlıklarda kurulan Acil Durumlar ve Savunma Planlaması birimlerine dikkat çeken ve 7 Kasım 2025’tekı sığınak yönetmeliğiyle birçok yapıda
ABD Başkanı Donald Trump, 26 Mart akşamı ani bir kararla, Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmazsa İran’ın enerji altyapısını tahrip etme tehdidini 6 Nisan’a erteledi. Bu Trump’ın İran tehdidini ikinci kez ertelemesi. Trump daha önce İran, İsrail’in enerji terminalini vurmasına yanıt olarak Katar’daki terminali vurunca Trump 48 saat mühlet tanımıştı. 23 Haziran’da dolacak bu sürenin bitimine az
Mehmet Fatih Ceylan Ece Şölendil* ABD/İsrail ikilisinin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşın bölgesel ve küresel yansımalarının yol açtığı kargaşa, doğal olarak, günümüzün başlıca gündem maddesi olarak önümüzde. Diğer yandan, geçmiş dönemlerde olduğu gibi Fransa’nın ön almasıyla son beş yıldır Avrupa güvenliğini, dolayısıyla ABD-Avrupa güvenlik ilişkilerini etkileyecek sonuçlar doğurmaya aday yeni bir alanla karşı karşıyayız:
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 25 Mart 2026’da yaptığı tarihi bir oylamayla, köleleştirilmiş Afrikalıların ticaretini “insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç” ilan etti. Tam adı “Köleleştirilmiş Afrikalıların Ticareti ve Afrikalıların Irksallaştırılmış Mal Statüsünde Köleleştirilmesinin İnsanlığa Karşı İşlenen En Ağır Suç Olarak İlan Edilmesi” olan karar tasarısına 123 kabul, 3 ret oyu verildi, 52 de çekimser oy.









