14 Mayıs seçimleriyle kurulan yeni parlamento, 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi ardından 2 Haziran’da açılıyor. 28’inci dönem TBMM, ilk kez o açıklıkla Turgut Özal tarafından dile getirilmiş olan “Türk-İslam sentezi” çizgisinde oluştu. Bununla birlikte AK Parti’yle CHP’ye iktidar ve muhalefet saflarında düşen başat rol değişmedi. Bu durum iyi değerlendirilirse Türkiye’nin önünü açıcı bir
Her seçim sonrası olduğu gibi bir keşmekeş aldı yürüdü. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bir kısmı muhalefetin yenilgisinin nedenlerini araştırıyor, sorumlular buluyor, istifalarını istiyor. Diğer mahalle ise galibiyetin nemasının nasıl paylaşılacağını tartışıyor, yeni bakanlar kurulunda kimlerin yer alacağı konusunda isimler uçuşuyor. İki adım geri çekilip daha sakin bir kafayla durum değerlendirmek istendiğinde insanın gözünün önüne
2016 yılından bu yana Edirne cezaevinde tutuklu bulunan HDP’nin eski eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Artı Gerçek’ten İrfan Aktan’a verdiği mülakatta aktif siyaseti bıraktığını açıkladı. Bu gece yayınlanacak röportajın ilk iki paragrafını sosyal medya hesabından paylaşan Demirtaş, “Mücadeleyi cezaevinedn her yoldaşım gibi dirençle sürdürürken, aktif politikayı bu aşamada bırakıyorum,” dedi. Demirtaş şu mesajı paylaştı: Merhabalar.
28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından FOX TV’de yapılan özel yayında seçimler ile ilgili yorumları sebebiyle önce hükümete yakın gazete ve yayıncılar tarafından eleştiri yağmuruna tutulan hemen ardından RTÜK tarafından incelemeye alındığı duyurulan gazeteci Çiğdem Toker’e basın ve meslek örgütlerinden destek geldi. 28 Mayıs gecesi FOX TV özel yayınındaki programda “demokrasi seçimden ibaret değildir” değerlendirmesinde bulunan
Türk lirasının değeri 31 Mayıs sabahı ABD doları karşısında görülmemiş düzeye düştü; 1 dolar 20.66’dan başladı; bu yazıya başladığımda 20,69 olmuştu, bitirirken 20,68. Artışın daha da tırmanmaması için kamu rezervleri eritilirken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ekonomide aydınlık günlerin yakın olduğunu tekrarlıyor. Ama gelin biz bu vahim tabloya değil, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeni kabinesi üzerinde bir ihtimal
14 Mayıs milletvekili seçimleri ve 28 Mayıs ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Cumhur ittifakı lehine sonuçlanmasının ardından muhalefet cephesinde iç hesaplaşma başladı. Partiler kurultay süreçlerine girerken meclis grupları bu hafta itibariyle oluşacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilmesi ve Cumhur İttifakı’nın meclis çoğunluğunu elde etmesinin ardından muhalefetin nasıl hareket edeceği, yönetim değişikliği olup olmayacağı,
İklim ve geçmişimiz hakkında ilişkiyi incelemek için yeni yollar açan bakış açılarına ihtiyacımız var; zira 18. yüzyılın ortalarında Voltaire, insanları her şeyden çok üç şey meşgul eder, diye yazmıştı: iklim, hükümetler ve din. Bugün yeni yollar açan bakış açılarını bilgi işlem süreçleri ile birleştirerek ve ayrıca büyük veriyi (big data) kullanarak yeni yollar açmaya yönelik
İngiliz The Daily Telegraph gazetesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçildiği haberini şu başlıkla verdi: “Erdoğan iktidarda kalınca Avrupa liderleri rahat bir nefes aldı.” Gazete “Kabul etmeyebilirler ama” diye izah etmiş, “Türkiye’nin AB’yle mesafeli durması kıtadaki liderleri daha memnun etti”. YetkinReport okurları bu gelişmeye hazırlıklı. Daha 4 Nisan’da “Size AB ve ABD seçimleri kimin kazanmasını ister?”
Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandığı cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçları hayırlı olsun. İkinci turda bir kazanan var ama bu her iki adayın da birinci turda kaybetmiş, seçilememiş oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Kaybettiği halde kazanma gerçeği 85 milyonluk halkın siyasilere karşı her zaman kaybetmeye mahkûm, kendi kendini yönetme hakkının ise bir yanılgı olduğunu altını çizerek tescil ediyor. Demokrasi mi, seçim
AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan üçüncü defa cumhurbaşkanı seçildi. 28 Mayıs’ta seçimin ilk defa yapılan ikinci turunda Erdoğan oyların yüzde 52,14’ünü alırken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 47,84’te kaldı. Küsurat sonuçlar kesinleştikçe değişecektir ama Erdoğan kazandı. Erdoğan’ın üçüncü defa aday olmaması gerekiyordu; oldu. Devlet imkânlarını AK Parti seçim kampanyasında kullanmaması gerekiyordu; sonuna dek kullandı.









