Covid-19 salgınının etkileri durulduktan sonra küresel planda meydana gelebilecek gelişmeler Türkiye’nin bölgesel konumunu ve uluslararası ilişkilerini etkileyecektir. Bu ilişkiler arasında Türkiye’nin ABD ve Rusya ile ilişkilerinin yanı sıra üyesi olduğu savunma örgütü NATO’nun ve güçlü siyasi ve ticari bağları bulunan Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri öne çıkıyor. Orta Doğu’daki belirsizlik ve çatışma ortamı da yeni
ABD’nin önemli düşünce kuruluşlarından Atlantic Council 30 Nisan’da sadece ABD ile ilişkiler bakımından değil, Türkiye’deki ekonomik gidişi bakımından da dikkat çekici bir video toplantı düzenledi. Toplantı dikkat çekiciydi çünkü hükümetin ekonomiye döviz girişini rahatlatmak için ABD’nin SWAP (takas) kolaylığı sağlanacak ülkeler listesine girmek istediği de biliniyordu, ABD’nin Türkiye’yi Rusya yaptırımlarının dışında tutmak ve F-35 programında
30 Nisan’da gelen Enflasyon Raporu’nda TC Merkez Bankası 2020 yılı için enflasyon tahminini yüzde 8.2’den yüzde 7.4’e düşürdü. 2021 enflasyon tahmini ise yüzde 5.4’te sabit tutuldu.Bu revizyonlar ne kadar gerçekçi? Kısa vadede daralan talep ve düşen petrol fiyatlarının yaratacağı aşağı yönlü baskı, kurdan gelen yukarı yönlü baskıdan daha büyük olabilir. Ancak orta ve uzun vadede
Dünya Caz Günü vesilesiyle, gazeteci-yazar Derya Bengi’nin Şimdiki Zaman Beledir: 50’li Yıllarda Türkiye/ Sazlı-Cazlı Sözlük başlıklı çalışmasından caz müziğiyle ilgili “Galiz Sesli Bir Musiki” maddesini yazarının izniyle aşağıda ilginize sunuyoruz. Caz müziği o zamandan bu yana, tutkulu müzisyenler, radyo ve televizyon programları ve festivaller yoluyla Türkiye’de de geniş bir dinleyici kitlesi edinmeyi başardı. Sözlüğün bu
Covid-19 salgını tüm dünyada artan oranda olumsuz etkide bulunuyor. Sarkaç’ta yayınlanan bir çalışmamızda Covid-19’un Türkiye’deki üretim ve istihdam etkisini incelemiştik. 2012 Girdi-Çıktı tablosu ve 2017 üretim ve istihdam verilerini kullanarak yaptığımız çalışmaya göre Covid-19 salgını sonucu tarım-dışı iş gücü talebinin {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}19-29 oranında azalması bekleniyor. İş gücü talebindeki azalma istihdam kaybına yol açarsa Covid-19’un yayılmasını engellemek
Türkiye’nin ilk yeni Koronavirüs Covid-19 vakasını resmen ilanının üzerinden bugün (29 Nisan) 50 gün geçti. Bu süre içinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her gün akşam saatlerinde sınırlı sayıda veriyi kamuoyuyla paylaşıyor. Bu verilerin niceliksel büyüklükleri konusundaki tartışmayı yazının sonuna bırakıp, resmi günlük ölüm sayılarının, yaklaşık yirmi bir gün önce oluşan yeni enfeksiyonlara bağlı olduğu bilgisini
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfusu 7,5 milyon. Yedi buçuk milyon kişi bir aydan fazla süredir eve kapalı. Kimi memnun, kimi çaresiz… Kimi yaşlı olduğunu ilk kez zorla idrak etti. Kimi yaşlı olduğunu sonunda idrak edenlere müteşekkir. Hepsi sıkıldı, bunaldı. Çoğu korku ve endişe içinde. Biliyorsunuz endişe bizim kültürde günlük hayatın bir
Covid-19 krizi patlamadan önce Türkiye’nin hop oturup hop kalktığı, her biri hükümet tarafından son bağımsız Türk devleti için beka sorunu, yani ölüm kalım meselesi diye öne çıkarılan krizleri hatırlayan var mı?Nerede kaldığımızı hatırlatayım. En son Yunanistan sınırında kalmıştık. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yön göstermesiyle Suriye ve Asya ülkelerinden binlerce mülteci, son durak Almanya hedefli Avrupa Birliği
“Çocuğumun astım krizi tuttu hastane ortamına gitmek istemiyorum ben şimdi ne yapacağım?”Bu ve benzeri sorular bugünlerde sık sık karşımıza çıkıyor. Önceden tanı almış, zaten tedavi altında ve acil durumla daha önce de karşılaşmış bir hastada uzaktan yönlendirme yapabiliyoruz.Covid-19 karantinası nedeni ile evlere kapandık. Ev tozu akarı, küf gibi alerjenlere duyarlı olanlarda hastalığın kapalı mekanlarda atak









