Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, küresel jeopolitiği aniden değiştirdi. Yönetiminin Önce Amerika (America First) doktrinini yeniden uygulamaya koyması, NATO’da ABD taahhütlerini azaltmaya yönelik tehditleri ve Avrupa ülkelerine kendi savunmalarının finansal yükünü üstlenmeleri için baskı yapması, Avrupa Birliği’ni bir yol ayrımına getirdi. Avrupa uzun süredir “stratejik özerklik” kavramını tartışıyor olsa da, ABD’siz bir NATO ihtimali artık
Bardağın yarısının neden hala boş olduğuna da geleceğim ama bu defa bardağın yarısının dolu olduğunun, yani bu defa çözüm umudunun bir tık fazla görünmesinin nedeni öncelik taşıyor. Bardağın yarısı dolu çünkü bu defa ilk adım, koyu Türk milliyetçiliğinin marka ismi, MHP lideri Devlet Bahçeli’den, karşılığı da militan Kürt milliyetçiliğinin marka ismi PKK lideri Abdullah Öcalan
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky’nin son Twitter açıklaması ve ABD Başkanı Donald Trump’a gönderdiği yeniden görüşme mektubu, Beyaz Saray’da Trump ile yaşadığı aşağılayıcı tartışma ve Londra’da Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerin ardından mecburen stratejik bir değişime yöneldiğini gösteriyor. Zelensky, Avrupa’nın güvenlik garantilerinin sınırlarını, Rusya’ya üç yıldır süren savaşı sona erdirme baskısı yapmadaki zorluklarını, dahası askeri ile
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın değişen küresel koşullarda Avrupa güvenliğinin Türkiyesiz düşünülemeyeceği çağrısında bulunması ardından Türk iş dünyasından da benzeri bir çağrı geldi. Dış Ekonomik İlişkiler Konseyinin (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, gelinen koşullarda “Türkiyesiz Avrupa güvenliği gibi Türkiyesiz Avrupa ekonomisinden bahsedilemeyeceğini, ilişkilerde yeni bir hikaye yazma zamanının geldiğini söyledi. Yazılı açıklamasında Rusya-Ukrayna
Son yazımdan bu yana epey süre geçti. Şöyle bitiyordu o yazı: “Peki, 2025? Şikâyetler artıyorken siyaset daha fazla sabır gösterir mi? Yoksa Türkiye yüzde 25-30 düzeyinde bir enflasyonla ve oynak bir büyümeyle yoluna devam etmeye mi çalışır? Öyle yaparsa enflasyon o düzeyde ne kadar kalır? Bir sonraki yazıda ele alacağım.” 2025’te yol almaya başlamışken ve
Abdullah Öcalan’ın yakalanma öyküsünü siyasi ve askeri perde gerisiyle anlattığım “Kürt Kapanı-Şam’dan İmralı’ye Öcalan” kitabını hazırlarken konuştuğum dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın kendisine “Biz öyle demiyoruz ama” dediğini aktarmıştı; “Bu gerilla hadisesidir.” Demirel PKK “hadisesini” tanımlarken de şimdiye dek Kürtlerin 29 kez isyan ettiğini söylüyordu; “Bu otuzuncudur.” Öcalan’ın 1999’da yakalanmasına
Yeni dünya düzeninin doğum sancıları sayabileceğimiz birkaç gelişmeye tanık olduk yirmi gün içinde. Riyad’da kurulan masa ABD Başkanı seçilen ve dolayısıyla fiiliyatta Batı dünyası liderliği unvanını da kazanan Donald Trump’ın 14 Şubat’ta Rusya Başkanı Putin’le bir telefon konuşması yaptığını açıkladı. ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları 18 Şubat’ta Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da, Suudi Dışişleri Bakanının ev
Bir yanda biriken soru işaretleri, diğer yanda her gün yeni bir gelişme var. Son olarak MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, Selahattin Demirtaş’ı telefonla arayarak, Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısına verdiği destek için teşekkür ettiğini öğreniyoruz. Öte yandan Kandil, “Öcalan serbest kalsın” koşuluyla destek verirken KCK’/PKK’nın Suriye kolu YPG -sanki bağımsız bir örgütmüşçesine
ABD Başkanı Donald Trump ve yardımcısı JD Vance 28 Şubat günü Beyaz Saray’da sömürge-tipi bir maden anlaşmasını imzalatmak için konuk ettikleri Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zekenski’yi dünyanın gözü önünde geldiğine pişman ettikten sonra bir tek tekme tokat girişmedikleri kalarak resmen kovdular. Utanç verici bir manzaraydı. Bırakın bilinen anlamda diplomasiyi, temel saygı kurallarının sonuydu. Trump ve yardımcısının