Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan Savunma Anlaşması’nın tam metni henüz açıklanmadı. Tam metni görmek için, eğer daha önce ilan edilmezse, anlaşmanın Genel Kurul’da onaylanması için TBMM Dışişleri Komisyonu’na gelmesini bekleyeceğiz. Ancak kamuoyunda Mekke Anlaşması’na dair soru işaretleri var ve bu soru işaretleri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 8 Ağustos’ta Anadolu Ajansı’na
YetkinReport’ta 10 bölümlük bir diziye başlıyoruz. “Takdire Şâyan” adını verdiğimiz bu dizide Türkiye’nin değerli bilim, sanat, eğitim ve kültür insanlarıyla çalışmaları ve dünyaya bakışları üzerine sohbetleri Murat Yetkin YouTube kanalında yayınlamaya başlıyoruz. Bu yıl 100’üncü yılını geride bırakan Koç Topluluğu bünyesinde, kültür, eğitim ve sağlık alanlarında öne çıkan isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü ve bilim
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan liderlerinin bugün, 7 Ağustos’ta, Mekke’de imzaladığı Ortak Savunma Anlaşması Ortadoğu’da yeni bir güç merkezi ortaya çıkararak bölgenin yeniden şekillenişinde önemli bir adım anlamına geliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ev sahibi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında Mekke’deki Safa Sarayı’nda imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın, herhangi
“Biz, arkasındaki güçlerin kim olduğunu ve kimlerin bunları koruduğunu bilmek istiyoruz.” 1993’te öldürülen gazeteci Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu, dün, 6 Ağustos’ta Adalet Bakanı Akın Gürlek’e böyle söylemiş. Gürlek’in “Devlet her zaman bir olayı isterse ortaya çıkartır. Şu an biz samimiyetle bu süreci yürüteceğiz” demesi 33 yıldır devletin bu siyasi cinayetin arkasında neyin, kimlerin olduğunu
Özgür Özel’in Yeni Parti için açıkladığı örgütlenme modeli Türkiye’de siyasetin yerleşik ağlarına dokunuyor. Bir partinin gerçekten yeni olup olmadığı adından, kurucular kurulundan ya da programındaki iddialardan anlaşılmaz. Asıl ölçüt, iktidarı kendi içinde nasıl ürettiği, dağıttığı ve denetlediğidir. Kim karar veriyor? Bir siyasetçi yükselmek için kimin desteğine ihtiyaç duyuyor? Makamını üyelerin güveniyle mi, dar bir çevreyle
“Siyasetin göçebe çadırı” deyimini merhum Murat Sökmenoğlu’dan öğrendim. Milletvekilliğinden istifa edip “sineyi millete” döndüğü günlerdi. Yeni Parti lideri Özgür Özel ile söyleşi yapmak üzere sözleştiğimizde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının “rüşvet alma” suçlamasıyla (Veli Ağababa’yla birlikte) milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebi gündemdeydi. Daha önce Gelecek Partisi’nin kullandığı genel merkez binası henüz hazır olmadığı için Çankaya’da bir apartmanın dördüncü
Barış süreçleri üzerine yapılan tartışmalarda sıkça karşılaştığımız bir hata vardır: Hazırlanan metinlerde yalnızca eksikleri aramak. Oysa iyi tasarlanmış yönleri teslim etmek de sağlıklı bir değerlendirme yapmanın ön şartıdır. Eleştirel olmak, yapılan her şeyi değersiz görmek anlamına gelmez. TBMM’ye sunulan Terörsüz Türkiye kanun teklifi bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin en ağır güvenlik
Yeni Parti lideri Özgür Özel, Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası sayılan çerçeve kanun teklifinin TBMM’ye sunulması üzerine “Genel yaklaşımımızda bir değişiklik yok” tepkisini verirken, AK Parti’yi meselenin ruhuna aykırı yöntem izlemekle eleştirdi. YetkinReport’a konuşan Özel, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM’nin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sonuç raporunda yer alan
“Terörsüz Türkiye” olarak bilinen yeni çözüm sürecinin yol haritası olarak görülen “Çerçeve Yasa” ya da tam adıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifi 5 Ağustos’ta TBMM Başkanlığına sunuldu. Kanun teklifinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra aralarında MHP lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, AK
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı en büyük saldırıyı başlatacağını söyleyip son anda vazgeçmesi artık haber değeri taşıyor. Ancak son saldırının iptal gerekçesini Air Force One uçağındaki gazetecilere izah ederken kullandığı bir cümle hem Ortadoğu jeopolitiğinin nasıl değiştiğini hem de Ortadoğu politikasını İsrail’deki Binyamin Netanyahu yönetiminin çıkarlarına zincirleyen Trump’ın ABD’yi Arap monarşilerinin İran korkusuna karşı









